Astroloji Neden Yalan?
Astroloji Neden Yalan?
Geçmişte de insanlar ölümden korkuyor, kendinden büyük bir güce sığınmak istiyor ve geleceği bilip felaketlerden kendini korumak istiyordu. Ne bilinmeyeni açıklayacak bilim ne de insanın gizemini anlayacak psikoloji vardı. Cahillik her yüzyılda bu açıktan yararlanmasını bildiği gibi, astroloji adı altında geçmişte de yerini almasını bildi.
Günümüzde bilim ısrarla astrolojiyi dikkate bile almadığını, ciddiye alınacak bir yapısı olmadığı için üniversitelerde bölümünü bile açmadığını söylemesine rağmen, bu sefer toplumun daha kaymak ve diplomalı bir kesimi yüzyıllar önceki cahilliği ısrarla savunur oldu.
Bilim, etkinin ancak kuvvetle olabileceğini söyler. Astroloji iddialarını elektromanyetik kuvvet ve kütle çekimsel kuvvete dayandırır. İnsanın eşit sayıda elektron ve protonu olması dolayısıyla yükü yoktur. Yükü ancak bir etkiyle yaratabilir. Mesela iki elinizi birbirine sürttüğünüzde bir etki yaratabilirsiniz. Etki olmadan doğada bir yük olmaz, hatta sıfırdır. Yani başka bir gezegen ne sizi ne de dünyayı elektromanyetik olarak etkileyebilir. Kütle çekim etkisi açısından ise daha da imkânsız bir durum var. İçinde yaşadığınız binanın bile etkisi gezegenden daha fazladır; çünkü binaya on santim, gezegene milyonlarca ışık yılı uzaktasınız. Bu kadar uzaktaki bir gezegenin böyle bir etkisinin olma ihtimali bilimsel olarak sıfırdır.
Her şeye rağmen bilim yine araştırmasını yapmış ve aynı tarihte doğanların aynı özelliklere sahip olup olmadığına bakmış. "Eğer bir korelasyon (bağlantı) görürsem araştırmaya değer," demiş ama binlerce kişi arasında tek bir burçta dahi böyle bir şey görememiş.
Peki, insanlar neden bunu böyle zannediyor? Bunun en büyük nedeni algıda seçicilik. İnsanlar istedikleri cevapları aldığında zihnine onu kazırken, farklı cevapları başkalarıyla paylaşmıyor bile. Bunu yeni araba almayı isteyen biri gibi düşünün. Bir markanın bir modelini almayı kafasına koyduysa yollarda o modele defalarca rastlar. Diğer olasılıklar yanından geçip gitse bile dikkatini çekmez; çünkü kendini ona şartlamıştır.
Bilim acaba aynı mevsimde aynı sebze ve meyveleri yiyen insanların davranışları mı aynı olabilir tarzında zorlama araştırmalar bile yapmış. Sanki "Günümüz insanını mağdur etmeyeyim, kalbini kırmayayım," tarzında bile yaklaşıp, "Belki buradan bir sonuç çıkar," demiş. Maalesef görmüş ki, bir yerde sıcak iklim yaşanırken diğer taraf soğuğu yaşadığı için farklı sebze ve meyvelerin yetişmesinden dolayı bu da imkânsızmış.
Psikolog Bertram R. Forer'in kişilik testi deneyini okumanızı tavsiye ederim. Kısaca anlatacak olursak hoca, onlarca öğrencisine aynı testi yapıyor. "Sınav sonucunuza göre kişiliğinizi yorumlayacağım," diye herkese aynı metni veriyor. Herkese "Size ne kadar uyuyor, beşe kadar puanlayın," denildiğinde bu puan hiçbir sınıfta dördün altına düşmüyor. Herkes aynı metni kendine uygun bulmuş. Hepsi ayrı burçtan olan bu insanlar, kendileri için özel yazıldığını zannettiği bu yazıyı neden doğru buluyor peki? İşte astroloji saçmalığının temeli de buna dayanıyor.
Her şeyde olduğu gibi bunun da temeli paraya dayanıyor tabii ki. 1975'te çoğu Nobel ödüllü birçok bilim insanı bir imza kampanyası bile düzenledi. "Astroloji bir safsatadır," denilip altına imza atıldı ama kimin umurunda? İnsanlar, Freud'un dışsallaştırma diye açıkladığı, insanın eylemlerinden doğan sonuçları kendilerine değil doğaüstü güçlere mal etmesinin bir yolu aslında astroloji. Mesela iklim değişikliğinin nedeninin biz değil de doğa olduğunu düşünmek gibi.
Dunning-Kruger Etkisi; niteliksiz insanlar niteliklerini abartma eğilimindedir, cehalet insanın kendine duyduğu güveni daha çok artırır, der. O yüzden akademisyenlerden daha özgüvenli konuşan astrologlar; yer bilim, tıp, siyaset, sağlık, ekonomi gibi her alanda çıkıp korkusuzca konuşabiliyorlar. Kötü haber şu: Eğer astrolojiyi gerçek zannedip para kaptırdıysanız hepsi çöp oldu. Yine de zararın neresinden dönülse kârdır. Bilimle kalın.
