Kayıtlar

Haziran, 2026 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Kuşlar Bizi Affeder Mi?

Resim
  KUŞLAR BİZİ AFFEDER Mİ? ​Bir rüzgar eser ve iki üç güvercin havada savrulur. Sanki o yüksek binalara çarpacak gibi olurlar da konuverirler aniden cam kenarlarına. Ekmek kırıntıları ya da buğday taneleri aranır dururlar her bir uçuş seviyesinde. İnsan için güzel bir görüntü ve huzur verici bir sesken onların varlığı, kuşlar için de merak konusudur içeride olanlar. ​Her kuş sürüsü bir binayı belirleyerek, insanların anlayamadığı bir paylaşım yapar aslında. Hep aynı kuşların orayı yuva edindiğini, karınlarını doyurmak için binalarını kolaçan ettiğini bilmez insanoğlu. Sadece insanların değil kuşların da yuvası olmuş binalarda, onlar da komşularını tanımak için camın dışından yan yan bakarlar içerilere. ​Abdi de her gün olduğu gibi adını veren Mert’in camında, içeri gözetleyip yemeğinin verilmesini bekliyordu. Mert onu kanatlarındaki hafif mavimsi farklılığından tanımış, sevmiş ve her gün annesiyle besler olmuştu. Kahvaltısını yapar yapmaz Abdi’yi hiç unutmaz, hemen onun da yemeği...

Ters Bank

Resim
TERS BANK Sahile yaklaşıp maviyi görmeye başladığında adımları yavaşladı. Mavinin verdiği huzur, sanki aradığını bulmuş birinin telaşını dindiriyormuş gibi içine dalga dalga yayıldı. İstemsiz, işin doğası gereği insanı maviye çeken ne ise kalbinin hızlı çarpışını dalgaların ağır ritmine uyduran da oydu. ​Yokuş aşağı inerken gözünün önünde daha da büyüyen mavi, yüzünde istemsiz bir gülümseme oluşturuverdi. Gemiler, tüm heybetine rağmen sessiz ve sakin bir tavırla güzelliğin içinde kayboluyor; martılar bu güzelliğin koruyucuları gibi bir ileri bir geri uçup ortalığı kolaçan ediyorlardı. ​O sesi, o sessizliği dinlemek nedensiz bir biçimde giriveriyordu insanın aklına. Mavi kenarında bir bankta, bakışları dalıp gittiğinde onu etkisi altına alacağını biliyordu. Belki de kendini, hiç istemediği şekilde, düşünceleri derin suların karanlığına doğru çekiliyor bulacağını da tahmin ediyordu. O derin sulardan çıkamama riskine rağmen gözleri yine de boş bir bank aradı. ​Sahil boyunca bakınıp bir ye...

Beni Affedebilir Misin? - Can You Ever Forgive Me?

Resim
Beni Affedebilir Misin? Kıyıda köşede kalmış ama severek izlediğim bir film. Yazamayan ve artık maddi açıdan da zorluklar çekmeye başlayan kahramanımız, geçinmenin edebiyatla alakalı başka bir yolunu bulur. Koleksiyoncuların topladığı, ünlü yazarların mektuplarını satarak da iyi para kazanabileceğini gören yazamayan yazarımız, işleri biraz karıştırır. Seneler sonra tekrar karşılaştığı ve ona destek olmaya çalışan arkadaşıyla birlikte ilerleyen bu süreç, onu çok farklı yerlere götürür. Manhattan sokaklarında geçen hoş bir hikaye. Edebiyatla dolu ve her karesinde kitap var. Bu tür filmlere kayıtsız kalamayan biriyseniz, filmden keyif alacağınızı garanti ederim.

Sahte

Resim
SAHTE Neden bilmiyorum ama artık sanat müziği dinlemek istiyorum. Onun ağır ritminde yaşamak, yavaşlamak hatta durmak istiyorum. Belki emekliliğe yaklaştığım bu yılların getirdiği bir ruh hali, belki de hayat yorgunluğunun bir yansımasıdır. Bilmiyorum... ​Artık rutine döndü hayatım resmen. Bütün gün yüzlerce insana, üzerinde yıllarca çalıştığım sahte gülüşümü sergileyip görevimi yaptıktan sonra eve gelip yığılıyorum. Sanki günün her dakikası gram gram birikiyor bedenimde. Gün bittiğinde taşınamaz bir yük, bedenimi tüm gücüyle yere doğru çekiyor. ​Evde görünümüne zerre önem vermediğim ama rahatlığını başka hiçbir kıyafette bulamadığım pijamalarımı giydikten sonra işte o boşluk hissi oluşuyor. Hiçbir şey yapmak istemiyorum, hiçbir şey konuşmak istemiyorum. Boş boş baktığım televizyonda konuşulan konuyu bile çoğu zaman anlamıyorum. Bazen cümleler o kadar uzun ve çekilmez geliyor ki, televizyonu kapatıp boş boş eve bakıyorum. Beni rahatsız eden televizyondaki o son cümle yine de aklımdan...

Umberto Eco Kütüphanesi

Resim
UMBERTO ECO Umberto Eco tarihçi yazar kimliğiyle bana hep İtalya'nın İlber Ortaylı'sı gelmiştir. O bir tarihçiydi ama edebiyata katkısı da oldukça büyüktü. İlk romanı Gülün Adı'nı resmen sipariş üzerine yazmış, ondan böyle bir beklenti olunca kayıtsız kalamamıştı. ​Hoca tam bir kitap aşığıydı. Bir otelden döndürülmüş evinin çalışma odası, resmen bir kütüphanedir. Yaşarken onunla yapılan bir röportajdan alınan kısacık görüntü bunun kanıtı oldu. Röportaj sırasında yazar yerinden kalkıp kitaplarla dolu koridorlarda gidiyor, gidiyor, gidiyor... En sonunda istediği kitabı bulup video bittiğinde siz buranın onun evi olduğuna inanamıyorsunuz. ​Kitap aşıkları için orası cennetin tam bir tasviriyken, kimileri için ise eminim bir delilik. Umberto Eco da bu durumu şöyle açıklıyor: Hocanın evine ziyaretçiler gelip "Aman tanrım! Bunların hepsini okudunuz mu?" diye sorduğunda Eco dalga geçer ve şöyle dermiş: "Hayır, bunlar önümüzdeki hafta okuyacaklarım; diğerlerini üniv...

Ünsal Ünlü

Resim
ÜNSAL ÜNLÜ Ünsal Ünlü, edebiyatsever denilince ilk aklıma gelen kişilerden biridir. Bu yüzden bloğumda ilk onu paylaşmak istedim. Kendisini yıllardır takip ederim. Sevenleri onu her gün ekran karşısına geçip, ağırlıklı olarak ülke içinde yaşanan olaylara yaptığı gündem yorumları ile tanır. ​Ünsal Ünlü’nün bir diğer aşkı da edebiyattır. Bunu, okuduğu kitapları tanıtırken ekran önündeki coşkusundan, samimiyetinden anlayabilir ve hissedebilirsiniz. Okumadığı ve onay vermediği kitapları asla tanıtmaz. Sadece, şu ana kadar tanıttığı kitapları okumuş, kitaplığınıza eklemiş olsanız müthiş bir bilgi birikimine ve kütüphaneye sahip olacağınıza garanti verebilirim. ​Ünsal Bey her cuma, haftanın kapanışı niteliğinde bir sonla kitap tanıtıyor ve bizlere hafta sonunu boş geçirmememiz dileğiyle önerilerde bulunuyor. Her ayın son cuması da ayın kapanışını yaparken yine kitap tanıtımıyla bizlere katkıda bulunuyor. Bir süre önce başladığı "Okumalar" serisi ise yoğun istek üzerine,...